tumblr counter
Anneke'yi Dinlemek | <a href="http://canbaskent.net">Can Başkent</a>

Can Başkent

logic and the rest...

ANNEKE'Yİ DİNLEMEK

CAN BAŞKENT

Anneke'yi dinliyorum. İçim cız ediyor. Anneke'yi dinlemek çok zor.

Anneke van Giersbergen'i bir çok dinleyici "the Gathering"den tanıyacaktır. Grubun sesi ve ruhu olan Anneke, bir çok insan için the Gathering'di. Ancak, Anneke yaklaşık iki yıl önce gruptan ayrıldı. Gruptan ayrılışından hemen sonra da solo projesi "Agua de Annique"i tanıttı. Bir ayrılık ve hemen ardından gelen başka bir mutlu beraberlik... Ne garip...

Agua de Annique projesinin ilk albümü "Air" (Hava) iki sene önce çıktı. Hüzünlü bir albümdü. Tınılardaki sızıyı Anneke'nin "güzelliği" dahi örtbas edemiyordu. Özellikle "Day After Yesterday" (Dünden Sonraki Gün) bir çok Anneke takipçisinin yüreğine işledi.

Anneke otuz ocakta iki bin dokuzda, Air'in akustik versiyonunu (unplugged, diyebiliriz) çıkardı: "Pure Air" (Saf Hava). Anathema'nın Danny Cavanagh'ı dahil bir çok ünlü müzisyenin eşlik ettiği şarkılarda Anneke, Alanis Morisette cover'larından kendi şarkılarına dek bir çok şarkıyı seslendirdi ünlü konuklarla birlikte.

Pure Air'in kapağı, Anneke'nin güzel yüzünün sade ve saf bir resmi. Aklıma hemen yıllar önce yazdığım kinayeli ve cinaslı "Liv Ne Oldu Sana?" (canbaskent.net) yazısı ve o yazının konusu olan vokalist Liv Kristine (eski Theatre of Tragedy, şimdiki Leaves' Eyes) geldi. Liv'inki kadar anlamsız ve klişe olmasa da, Anneke'nin geçirdiği değişime tanık olmak bana oldukça ağır gelen bir süreç oldu. Yıllar önce ortak editörlüğünü yaptığım metal dergisindeki yazılarımda, her fırsat bulduğumda hayranlığımı dile getirdiğim Anneke, artık çok "değişmişti". Artık Anneke'yi nasıl sevecektim?

Pes etmedim. Anneke'yi sevmeye çalıştım ve sevdim. Anneke'nin mavi gözlerinde başka gözler görsem de sesinde başka ses duysam da güzelliğinde başka güzeller bulsam da, yeni-Anneke'ye alışmaya çalıştım.

Ama çok zorlandım. Şarkıların güzelliğinin, Anneke'nin dış güzelliğinin, kısacası "Pure Air"in ortaya koyduğu tüm güzelliklerin, melodiyle arama girmemesine çalıştım. Anneke'yi dinlemek, Anneke'nin sahne hakimiyetini seyretmek ya da posterine hayran hayran bakmak olmamalıydı.

Ne yapacağımı bilemedim. Oysa Anneke'yi canlı olarak ilk ve son defa sevgilimle izlemiştim. Konser çok iyiydi, ama ben hala zorlanıyordum. Sevgilimin güzelliği ve Anneke'nin güzelliği her ne kadar apayrı dünyalarda yaşıyor olsa da, içim cız ediyordu.

Pure Air albümündeki her şarkı üzerine sayfalarca yazmak istiyorum. Saniye saniye her şarkıyı durdurup, her notasını her tonunu ezberlemek istiyorum.

Anneke'yi dinlemek çok zor. Ama şimdi yine Anneke'yi dinledim ve içim cız etti.