tumblr counter
Rafael Olmak | <a href="http://canbaskent.net">Can Başkent</a>

Can Başkent

logic and the rest...

RAFAEL OLMAK

CAN BAŞKENT

Carla Bruni'yi ünlü yapan evliliğinin dedikoduları çıkmadan önce tanıyanlar Carla'nın hareketli aşk yaşamını bilir. Allahın cezası Sarkozy ile evlenmeden önce, imrenilesi heyecanlarla (tamam, baba George Bush ve Donald Trump hariç) dolu aşk hayatı olan Bruni, bunu elbette de şarkılarına da yansıtmıştır.

Bruni'nin poliamorik aşk hayatının, belki de en meşhur aktörleri Enthoven'lar olmuştur. Bruni, Paris'in ünlü yayınevlerinin birinde editörlük yapan meşhur entelektüel simalardan Jean-Paul Einthoven ile birlikte yaşarken Jean Paul Einthoven'ın oğluna aşık olur. Fransızca profesörü olan Raphael Einthoven ise o günlerde ünlü felsefeci Bernard-Henri Levy'nin kızı romancı/yazar Justine Levy ile evlidir. Carla'nın bu ilişkiden, Aurelien adında bir oğlu olur 2001 Temmuzunda. Carla ve Rafael'in ilişkisi nedeniyle, Justine, Rafael'den ayrılır ve bu ilişki Justine Levy'nin kitabı Rien de Grave'e ilham verir ve sözü edilen kitapta, Bruni kötü kadın olarak tasvir edilir. Elbette, Carla Bruni, Rafael Einthoven ile olan ilişkisini böyle kötü bir şekilde anmaz. Bruni'nin güzeller güzeli albümü "Quelqu'un m'a dit"in ikinci şarkısının adı Raphael'dir. Sözü edilen şarkıda, Carla, Rafael'den bahseder: "Mais c'est un diable de l'amour" ("ama işte bir aşk şeytanı!").

Fransızların dillere destan aşk hayatı elbette, sadece Jean-Paul Sartre - Simone de Beauvoir'a sınırlı değil. Zamanın ünlü sanatçı çiftlerinden Jane Birkin ve Serge Gainsbourg da anımsanacaktır, Paris bohemyasına ait aşklarıyla romantik bir tebessümdü.

Tuhaftır, Carla Bruni'nin albümleri müzik eleştirmenleri tarafından ukala bir şaşkınlıkla karşılanmıştır. Bir top model, nasıl bu kadar güzel şarkılar yapar? Bruni, ünlü Fransız şarkıcı Jane Birkin ile yaptığı bir mülakatta tatlı bir sürpriz ortaya çıkar. Carla Bruni, yukarıda değindiğim güzeller güzeli "Quelqu'un m'a dit" albümünde bir Serge Gainsbourg şarkısına her verir: La Noyee. Jane Birkin, bu şarkının Gainsbourg'dan olan kızı Charlotte'u yapmalarına neden olan güzel ve seksi şarkı olduğunu söyler. Charlotte da, Fransız popunun tanıdık simalarından biridir. Dahası oyna tatlı filmleri de anımsamamak mümkün değil. Gerçek hayattaki kocası Yvan Attal ile bir çifti canlandırdıkları "Ma Femme est une Actrice" (Karım bir Aktris), kocaman bir tebessüm filmiydi. Dünya gerçekten küçük. Ancak, Paris bohemyası için, bu dünya daha da küçük görünüyor. Hele, bu satırların yazarıyla, Carla Bruni'nin inisiyallerinin dahi aynı olduğu düşünüldüğünde.

Ancak, bu içiçe geçmiş, romantik döngüleri şimdilik bir kenara bırakıp, Bruni - Birkin röportajına dönelim. Bruni, röportajında, o zamanki partneri Rafael'den söz ederken altını çizer: "Sürekli Nietzsche hakkında konuşuyor!". Nietzsche'nin sarkastik yaklaşımı ve güç istemi fikirleri düşünülünce, Rafael'in neden kafasını Nietzsche'ye taktığını görmek zor değil. Zaten, Rafael de anlamıştır ki, Nietzsche'nin dediği gibi, öldürmeyen darbe güçlendiriyor. Ama, işin garibi, Bruni'nin ön-varoluşçu (pre-egzistansiyalist) felsefeye ve edebiyata meyili, verdiği bir röportajda kendini açık eder. "Defilelerde kuliste, saçımı ve makyajımı yaptırırken, Elle ya da Vogue içinde, gizlice Dostoyevski okurdum." Bu satırların yazarının daha önce yazdığı "Yedi Anarşist Günah 2 - Gula (canbaskent.net'ten erişilebilir)" da ince ince eşelendiği gibi, Vogue/Wintour güzellik kurgusuna, Raskalnikov sabotajı yapmak, sanıyorum ki, ancak ince bir ruhun timsalidir.

Acaba, böyle harika bir kadının (??!!) arkasında bıraktıkları neler hissediyorlardır, diye düşünmeden edemiyorum. Rafael olmak nasıl bir şeydir?

Aşklarda arkada kalmak da öne çıkmak da üzüntüdür. Ezmek de sancıdır, ezilmek de. Ancak, Rafael'in, rekabatçi aşk/seks minvalinde, kimi zaman elimde olmadan, kaybedenlerden olduğunu hissediyorum. Acaba, ben de bir Rafael miyim, biz de birer Rafael miyiz?

NOT: Haziran 2009 itibariyle Rafael Einthoven, Sarkozy'nin danışmanı olmuş.