tumblr counter
Propaganda Yayınları Beş Yaşında Mülakatı | Can Başkent

Can Başkent

logic and the rest...

PROPAGANDA YAYINLARI BEŞ YAŞINDA MÜLAKATI

ONUR EREM - CAN BAŞKENT

Ocak 2011'de, tabletlerin ve e-kitap okuyucuların yaygınlığının günümüze göre çok daha az olduğu bir dönemde sadece e-kitap yayınlayan bir yayınevi kurdunuz. O dönemdeki beklentileriniz neydi, bugün ne kadarını karşılayabildiniz? Beklenti sahibi olmaktan ziyade, ülkenin entelektüel üretim ve tüketim şeklini dönüştürme hayaliyle yola çıktık. Kitabın sadece ciltlenmiş kağıt yığını değil, düşüncesi ve duygusu olan bir nesne olduğuna halihazırda ikna olduğumuz için, bu fikrimizi pratiğe dökmek ve okurla paylaşmak istedik. Yayınlayacağımız kitapların da güzel ve önemli ve faydalı olacağına inandığımız için e-kitap formatının bir engel teşkil etmeyeceğine inandık. Geçen beş yıla bakınca bu çabamızın nispeten gerçekleştiğini görüyorum. Birkaç büyük ve zengin yayınevi dışında, zamanla eskimeyen ve hatta ölümsüz kitaplar yayınlayan, bunu çeviri kitaplara başvurmadan yapan nadide bir yayıneviyiz açıkcası. Hayallerin gerçekleşmesi zaman alıyor, bu nedenle acelemiz yok. Yavaş yavaş değişimi görüyoruz. Bu değişimin zamanla, dünyayla paralel bir şekilde toplumumuzun okuma ve üretme şekillerini de değiştireceğini öngörebiliyoruz. Bu değişiklik de aracıyı ortadan kaldırarak, emek sahiplerini doğrudan destekleyerek olacak.

Satış gelirinizin yarısını yazara veren tek yayınevisiniz. Bu, daha fazla yazarı yayınevinize çekiyor mu? Yazar sayınız yıllar içinde nasıl arttı? Kitabının basılı versiyonu olmayacağı için sizi tercih etmeyenler olduğunu düşünüyor musunuz? Bizim verdiğimiz orandan daha azını yazara veren yayınevlerinin emek hırsızı olduğunu düşünüyorum. Yayınevini yazarın ve kitapların önüne koyup, yayınevini ayakta tutabilme adına yazarı sömürmenin bir mazereti olamayacağını düşünüyorum. Keza kitapçıların yaşatılması adına yazarın sömürülmesini de kabullenemiyorum. Kuşkusuz bu sömürü düzenine gönüllü dahil olup, emekleriyle birçok yayınevini ayakta tutan sayısız yazar var. Sadece alternatifin var olduğunu hatırlatmak istiyorum. Bu tutumumuz yazar sayımızı arttırıyor mu, kestirmek zor. Nihayetinde özelleşmiş kitaplar yayınlıyoruz, dolayısıyla satışlarımız uzun vadeli oluyor. Yazar sayımızın artışı da buna benzer şekilde dalgalı bir grafik izliyor. Nasıl toplumun ezici çoğunluğu ekitabın nimetlerinden faydalanmayı reddediyorsa, birer okur olarak yazarlar da benzer bir yabancılığa sahip kimi zaman. Bu nedenle, tahminimce kimi yazar dosyalarını bize göndermek istemiyordur. Zira kitabın cismaniliği birçok insan için etkisinden ve yaygınlığından ve kolay okunurluğundan daha önemli maalesef.

Satışlarınız yıllar içinde nasıl değişti? Yazarlar geçimlerini kitaplarıyla sağlayabiliyor mu? Satışlarımız oldukça dalgalı bir grafik sergiliyor, zira Türkiye’de ilgi gören, çeviri olmayan araştırma eserlerinden farklı profilde çalışmalar yayınlıyoruz. Satışlarımız da, bu konulara ilgi duyan insan sayısı da yüksek olsaydı, memleket olarak başımıza gelen bu illet ta baştan önlenmiş olurdu. Kitap telifiyle geçinen yazarımız olduğunu düşünmüyorum. Ancak, yazarlarımızın ezici çoğunluğunun telif aldığı tek yayınevi biziz. Bu bizi mutlu ediyor.

Paypal'ın Türkiye'yi terk etmesi sizi nasıl etkiledi? Satışlarınızda azalma olduysa ne kadar oldu? Satışlarımızda şimdilik bir düşüş var. Ancak, PayPal piyasadan çıkar çıkmaz hemen e-dükkanımızın altyapısını (epey emek harcayarak) yeniledik. Artık salt kredi kartıyla satış yapıyoruz. PayPal’ı savunacak değilim, her şeyden ciddi oranda komisyon alan vahşi bir şirket. Ancak, şimdi de aynı komisyonu, çok daha az hizmet alarak, başka bir kredi kartı ödeme platformuna vermek zorunda kalıyoruz. Dolayısıyla, cebimizden aynı miktarda para çıkmasına rağmen daha az fayda alıyoruz. Hele hele PayPal meselesinin, yayınevi olarak üzerinde çok durduğumuz, dijital okur-yazarlık meselesinde bir mihenk taşı olduğuna da inanıyoruz. Orta vadede yerine yerel bir sistem ikame edilecek olan PayPal’ın Türkiye’den çekilmesi değil mesele sadece, asıl sorun PayPal’in artık Türk Lirasını kabül dahi etmemesi. Bu nedenle, örneğin, yurtdışında yaşayan, yabancı PayPal hesabı olan okurlarımız da kitaplarımızı PayPal’dan alamayacak artık. Elbette kitaplarımız global ekitap dükkanlarında olduğu için PayPal sonrası dönemde Google ve iTunes satışlarımız arttı.

Hakaretler ve tehditler aldığınızı söylüyorsunuz. Bunlara birkaç örnek verebilir misiniz? Neden tehdit ediyorlar? Hakaretler ve tehditler bu işin tuzu biberi bu memlekette. Ermeni meselelerine değinen 1965 ve Kilikya Katliamı kitaplarından sonra nefret söylemi içeren hakaret epostaları aldık, burada tekrarlamayalım şimdi bunları. Nişanyan’ın kitaplarını yayınladıktan sonra tahmin edilebilecek nefret ve küfür epostaları geldi epey bir süre. Keza Google Play’de satılan kitaplarımızın bazılarının altında çok yavan ve artık komik bile olmayan gırla hakaretamiz yorum ve küfür de var. Alıştık, umursamamayı öğrendik. Kitabevleri ve yazarların yakıldığı bir ülkede böyle basit şeylerden şikayet etmek de yadırganıyor elbette.

Eklemek istediğiniz veya dikkat çekmek istediğiniz başka bir nokta var mı? Öncelikle ilginiz için çok teşekkürler. Biz beş buçuk yıl önce yola çıktığımızda çeviri olmayan, özgün araştırma yayınlayacağız dedik. Bu şekilde sadece kendimizi değil aslında diğer müstakbel yayıncıları da etkilemeye çalıştık. Biz çeviri yayınlamıyoruz ama birilerinin çıkıp biz sadece çeviri yayınlayan bir ekitap yayıncısı kurduk, demesini arzu ederdik. Keza, sadece çizgi-roman yayınlayan bir e-kitap yayıncısı da çok güzel olurdu. Bu minvalde özelleşmiş yayıncılara olan ihtiyacımızı tekrar dile getirmek isteriz. Ayrıca, yazarların ve şairlerin artık kooperatifleşmelerinin vakti geldi de geçiyor. Piyasayı bankalara ya da babadan oğla geçen yayıncılara bırakmaktansa, emekçilerin kolları sıvayıp özyönetimli kooperatifler kurmasının zamanı geldi de geçiyor.