tumblr counter
Özgürlüğe Dek Fanzin | <a href="http://canbaskent.net">Can Başkent</a>

Can Başkent

logic and the rest...

ÖZGÜRLÜĞE DEK FANZİN

CAN BAŞKENT

Internet devri başlamadan önce, muhalif haber ve bilgilere ulaşmak neredeyse imkansızdı taşrada yaşayanlar için. Sadece aşırı çaba sarf edenlere ve iyi araştırma yapanlara ulaşabiliyordu bu bilgiler. Fakat bu adil değildi.

Oldsletter’ın öyküsü dört yıl önce başladı. Çok ilkel bilgisayar bilgisiyle dört A4 sayfa olarak hazırlanan ilk sayı mart 2000’de yayınlandı. Bu dört yılda aksamalara rağmen 7 sayı yayınlandı. 8. sayı ise hazırlanıyor.

Fotokopi (ve belki matbaa baskı) fanzinler bir zamanlar (epey bir) özgürleştirici misyona sahipti. Profesyonel olmayan ama içten bir tasarım ve aynı minvalde çoğunlukla “imlasız” yazılar dolar taşardı sayfalarında.

Bir çok anarşist gibi ben de –elimden geldiğince- kendimi eylemlerle ifade etmeye çalışıyorum; oldsletter’da çoğunlukla bu eylemlerle ilgili haber, yorum ve analizler yayınlanıyor. Asıl yoğunlaşma noktam olan anarko-pasifizm, vicdani ret ve anarşist yöntembilgisi doğal olarak en fazla yer alan konular oluyor. Oldsletter ilk büyük dosyayı 2001 eylülünde yapılan Uluslararası Savaş Karşıtları’nın (War Resisters’ International) katılım ve desteğiyle gerçekleştirilen seminer ve atölyelere ayırdı. Sonrasında 2002 15 mayıs vicdani retçiler günü Brüksel’deki NATO Genel Merkezi blokajı ve 2003 yılında da Tel Aviv’de düzenlenen seminer ve eylem ile peşi sıra gelen Filistin gözlemlerine..

Fanzinlerin özgürlüğün alameti olduğunu düşünüyorum. Indymedia bağımsız haber ağı da slogan yaptı kendine: Medyadan nefret etme, medyanın kendisi ol*. Bilginin önündeki engelleri kaldırmak önemli bir aşamadır. Ama tüm öykü bu olmamalı. Fanzinler fanzin olmakla yetinmemelidir, diye düşünürüm hep. Belki bu yüzden hariçten gazel okuyanları değil de, anonim bir tutkunun piçi olan fanzinleri seviyorum. Düşünüyorum, sanırım, fanzinler anarşist dünyada var olamazlar. Fanzini fanzin yapan; dergilere, elitizme ve uzmanlaşmaya Feyerabend’ci bir karşı çıkış, dahası bunun örneklemek değil midir? Demek, anarşist devrim fanzinlerimizi elimizden alacak. Sanırım bundan dolayı ben hep fanzinlere geçici gözüyle bakıyorum. Punk’ın biraz ünlü olunca dağılan grupları gibi olmalı fanzinler de.

Oldsletter’ın yaygın dolaşımı fazla değil. Bu beni rahatsız etmiyor. Küçük düşünmek, yayın organı olmamak bu minvalde benim fanzin algımın başta gelenleri. Bu da bana epey bir rahatlık ve huzur sağlıyor.

Devir değişip İnternet koşulsuz bir dikta inşa edince kağıt dergiler ve fanzinler üzerine, çağa uyan fanzinler de nette kendilerine yer açmaya çalıştılar. Bunu, eski kafalılık demeyin sakın, gerekli ve yararlı bulmuyorum. Otkökü hareket yaratmada fanzin ne kadar önemli bir alet ise, İnternet etkileşimi de bu noktada anarşist fanzin ütopyalarına karşı oluşan bir atalet. Hani derler ya, ‘Çok güzel fanzinler okudum!’.. bir çoğu benim hayata bakışımı, yaşam felsefemi derinden etkiledi. Fakat maalesef webzine’ler böyle bir etkiye sahip olamıyor.

Oldsletter Yayınları, benim kişisel arşiv ve dokümantasyon saplantımın sonucu. Bu toprakların önemli anarşist dergilerini fotokopiyle yeniden çoğaltımı ihtiyacıyla başladı tüm hikaye. Özellikle Kara, Amargi ve Bakaya’nın yeniden okunmalarını elzem görüyorum. Dolayısıyla gerek tarihi gerekse politik işlevi açısından eski dergileri bir kenara atmayan bir oluşum oldsletter Yayınları. Ayrıca, yayınlar içinde antimilitarist ve anarko pasifist kitapları da ekledik. Kitaplar pahalıya mal oluyor. Dolayısıyla, bir de bilgisayarda okunabilen versiyonlarını oluşturduk. Birkaç tanesini örnek vermek gerekirse, Foça Uluslararası Şiddetten Arınmışlık Antrenmanı Kitabı: Şiddet Kültüründe Şiddetten Arınmış Eylem, TSK ve İnsan Hakları İhlalleri: 1998 Panoraması, Hayvansal Katkılar Rehberi.. Video aktivizmini desteklemek için de bazı videoları CD’de bilgisayarda izlenebilir formatta yayınlamaya ve dağıtmaya başladık. Ayrıca aylar alan çeviri çalışmasıyla yayınladığımız İspanya total ret hareketini anlatan Insumision Total de vurgulanması gereken bir kitapçık.

Bilgilenmek, bilginin ve haberin önündeki engelleri kaldırmak bir aşamadır, oldukça da önemlidir. Fakat anarşist perspektifim, bunun abartıldığı kadar da yüce olmadığını fısıldıyor. Dünyada olup biten haksızlıkları ve sömürüleri bilen, kendini anarşist olarak tanımlayanlar da dahil yüz milyonlarca kişi var. Fakat, bu bilgi insanların çoğunda eylem itkisi oluşturmuyor. Etin zararını bilip vejetaryen olmayan binlerce insan gibi.. Dolayısıyla fanzin, muhalif bir çelme olmaya çalışırken alternatif üretmeyi ve belki örgütlenmeyi de es geçmemelidir.

*: Don’t hate the media, be the media!