tumblr counter
Şiddetten Arınmışlık - seattle deneyimi, feminizm- | Can Başkent

Can Başkent

logic and the rest...

ŞİDDETTEN ARINMIŞLIK -seattle deneyimi, feminizm-

CAN BAŞKENT

10 Şubat'ta iami (İstanbul Antimilitarist İnisiyatif), İstanbul'da Umut Kooperatifi'nin mekanında, WRI (Uluslararası Savaş Karşıtları) başkanı Joanne Sheehan'ın konuk olarak katıldığı bir etkinlik düzenledi. İki bölüm halinde gerçekleştirilen etkinlikte, birinci bölüm 'Şiddetten arınmışlık ve Seattle Deneyimi'; ikinci bölüm ise 'Şiddetten arınmışlık ve feminizm'e ayrılmıştı. Kısaca Joanne teyzeden söz edeyim isterseniz. Uzun gri saçlı, 60'lı yıllardan beri ABD (abd'den nefret ediyorum)'deki muhalif pasifist hareketin içinde ve organizasyonunda yer alan bir kadın. Şu anda WRI (war resisters intenational -uluslararası savaş karşıtları-) başkanı. Bir süre için İSKD'nin daveti üzerine Türkiye'ye geldi.

İAMİ'nin duyurusundan kısa bir alıntı yapayım burada: "Seattle ile başlayan ve en son Davos'la devam eden farklı grupların ittifakının, çokuluslu finans ve toplumsal örgütleri (DTÖ, DB vb.) protesto gösterileri, bu kurumların çalışmalarını sekteye uğratmayı ve dünya çapında kamuoyu Oluşturmayı başarabilmiştir.Ama bu eylem yöntemi sadece neoliberalizme ve küreselleşmeye karşı kullanılmıyor. Brezilya Topraksızlar Hareketi, Plaza Del Mayo Kadınları (Arjantin) ve Filipinli diktatör Marcos'a karşı geliştirilen direniş de aynı yöntemleri uyguladı ve uyguluyor ve bunlar gibi daha birçok örnek sayılabilir. Direnişin tarzı, canlılığı ve hayalgücü umut doğuruyor. Farklı ve yeni bir politik tarz kendine yol açıyor görünüyor. Ortak bir hedefle, çok farklı grupların işbirliğiyle, iyi bir hazırlıkla, koordineli ama tektipleşmeden, desantral, taban demokratik ama planlamadan vazgeçmeksizin, şiddetten arınmış ama acze düşmeden, bu direniş güçlüdür."

Antimilitarist bir etkinlik için, Türkiye koşullarına göre iyi bir katılım oldu kanımca. Pek de büyük olmayan bir salon 150'ye yakın kişiyle doldu. "Dikkatli" dinleyici kitlesinin söyleşiyi genelde pek de alakalı olamayan sorularıyla propagandatif boyuta çekmesi dışında, aktif katılımın ve de ilginin oldukça yoğun olduğunu söyleyebilirim.

'Şiddetten arınmışlık ve Seattle deneyimi' bölümünde Joanne, Seattle deneyimini ve şiddetten arınmış bir eylem yönelimi olan pasifizmden yola çıkarak Seattle felsefesini anlattı bizlere. Şiddetsiz eylem yöntemleri, şiddetin yararsızlığı gibi konularda deneyim ve bilgilerin aktardı Joanne teyze. Seattle olaylarının "mass media" tarafından çarpıtılarak ve taraflı bir şekilde dünyaya aktarıldığını bir daha hatırladık. Seattle bir çok muhalif grup ve örgütün ortak bir amaç (WTO -dünya ticaret örgütü- toplantısını engellemek) çevresinde birleştiğini ve bu sürecin arkasında uzun bir hazırlık dönemi ve de hiyerarkik olmayan bir örgütlenme ve organizasyon modeli olduğundan söz etti. Diagramlar çizerek eğlenceli bir şekilde paylaştı bizlerle deneyimlerini.

İkinci bölüm ise daha fazla kadın dinleyicinin gelmesi nedeniyle biraz daha kalabalık bir dinleyici kitlesi tarafından izlendi. Genelde taciz/tecavüz özelinde şiddetten arınmışlık sorgulandı. Olası bir taciz/tecavüz durumunda şiddetsiz bir şekilde nasıl karşı konulabileceğini anlattı. Aklımda kalan bir örneği aktarayım; Joanne'in bir arkadaşı, bu tip durumlarda kendini koruyabilmek için yanında, suda eriyen tipte bir tablet taşıyormuş. Olası bir taciz anında kendi ağzına atarak, ağzını köpürtmeyi ve bu şekilde saldırganı püskürtmeyi düşünmüş. Dahası bu yöntem işe yaramış; ve bir olayda uygulayarak kurtulmuş: 'Hiç kimse ağzı köpüren bir kadına tecavüz etmez".... Ayrıca Joanne kendi başına gelen bir deneyimi de aktardı. Evine giren hırsızlarla nasıl şiddetten arınmış bir biçimde mücadele ettiğini de anlattı bizlere.

Türkiye politikası için yeni olan pasifizm kavramı, yıllardır bu politikaların içinde olan biri tarafından anlatıldı. Yeni bir perspektifin ve anlayışın boy vermesinde, bu etkinliğin şüphesiz oldukça fazla yararı olacaktır.

Bu arada toplantı sonrası, aynı mekanda olan bir saldırıyı anlatayım: burda söz iami'den Uğur'da: "AGF'li 7-10 kişi şiddetsiz eylem yöntemlerinin tartışıldığı bir toplantıda, önceden planlanmış, örgütlü bir şiddet uyguladılar. Bir anarşiste -Yavuz'a- keser, ustura, beyzbol sopası, sopa ve tekmelerle saldırdılar. (...) Etkinlik bitiminde yapılı bir arkadaş hiçbir şey söylemeden Yavuz'a kafa atarak "eylem"i başlatmış. Arkasından bu arkadaşlar ellerinde keserler (benim saydığım iki tane keser vardı), beyzbol sopası, sopa ve bir kesici alet (yanılmıyorsam ustura) ile kimse yaklaşmasın diye bağırarak içeri daldı.. Kaç kişi olduklarını sayamadım ama bir iki tanesi kapının girişini kapatmıştı ve ellerindeki şeyleri sallayarak kimseyi odaya sokmamaya çalışıyordu. Ben istemdişı ayağa fırladım ve bana da yaklaşma diye bağırarak keser sallayan birini gördüm.. Sanırım bir 20-30 saniye kadar 3-5 kişi ellerindeki saydığım aletlerle ve tekmelerle hedef gözetmeden Yavuz'a vuruyordu... Kafasına, sırtına, vücüdunun heryerine vuruyorlardı... Ve vururken de "Hesap sorduk, soracağız" diye slogan atıyorlardı.. Aralarından birinin 'bu kadaı yeter' dediğini duydum ve bir anda gittiler. Yavuz ve ortalık kana bulanmıştı... Bir kargaşa yaşanıyordu ve Yavuz'un gırtlak bölgesinden, şah damarına yakın bir yerdeki uzun bir kesik izinden KAN FIŞKIRIYORDU..."

Yukarıda okuduğunuz "garip ama gerçek" olaydan sonra savaş karşıtları-antimilitaristler, kamuoyunu; AGF, Efendisizler ve tüm cevrelerini yaptiklari son ölümcül saldırıdan sonra tüm alanlardan tecrite ve yaptıklarını teşhire çağırıyor.