tumblr counter
Eoin Kelly Röportajı | <a href="http://canbaskent.net">Can Başkent</a>

Can Başkent

logic and the rest...

EOIN KELLY RÖPORTAJI

CAN BAŞKENT - EOIN KELLY

Çeviren: CAN BAŞKENT

Ecotopia/EYFA'ya ilk nasıl dahil oldun?
Finlandiya'da, Ekotopya 2000'e katıldım. Kampı, bir kaç ay öncesinde bana ulaşan tesadüfi bir emailden öğrendim. Finlandiya'ya gitmeden önce kamp ya da organizasyon hakkında hiç bir şey bilmiyordum; kafa dengi insanlarla tanışıp çevrecilik hakkında konuşabileceğimiz iyi bir yer gibi görünmüştü kamp bana. EYFA'nın hiyerarşik olmayan örgütlenmesinden ya da anarşistlerin yoğun katılımından hiç haberdar değildim önceden.

Ekotopya/EYFA ile şimdiki ilişkin nedir?
EYFA yürütme kurulundayım, önümüzdeki ay sürem doluyor zira 4 yıldır yürütme kurulundaydım. Yürütme kurulunun iş yükü çok azdır ve sadece EYFA ofisinde çalışan gönüllülere, sadece ve sadece bu gönülllüler sorarsa, tavsiye vermekten ibarettir.

Şimdiye dek bir çok Ekotopya'da bulundun. Hangileri favorin?
Komik ama, Türkiye'de yapılan son Ekotopya favorim. En organizesi değildi, zira o Hollanda'dakiydi; en büyüğü değildi, zira o İrlanda'dakiydi; en egzotiği değildi, zira o Ukrayna'dakiydi. Kamp, bir rainbow kampından çok da farklı olmayan bir kamptan -yani çok az atölye çalışması ve güneş altında ve plajda bol bol takılma-, tüm kampın (vize sorunu olanlar hariç) nükleer santrala karşı bir eylem düzenlediği bir kampa dönüştü. Eylemler, kamusallık anlamında çok verimliydi zira Türk medyasında birinci sayfaya çıktı ve başbakanın bile bir yorum yapmasını sağladı.

Ekotopya Sinop'u nasıl buldun?
Oops! Cevap vermeden önce, tüm soruları okumalıymışım :-) Son sorunun, 'önceki soruyu yok say' olacağını söyleme sakın ":-)
Neyse.. Ekotopya Sinop kesinlikle hoşuma gitti. İngiltere ve Almanya'da düzenlenen iklim değişikliği karşıtı kamplarla karşılaştırıldığında, Ekotopya'nın kesinlikle, tam zamanlı eylemcileri, dönem dönem etkinleşen eylemcileri veya eylem neredeyse önde olmak isteyenleri bile çekme sorunu yaşadığı görülüyordu. Türkiye'deki kamptaki bir Alman katılımcı, Hamburg'daki Klimakamp'a gitmemesinin nedeninin, sınavları bittikten sonra bir güneşli tatil ihtiyacı olduğunu söylemişti. Yine de, iyi eylemlerin planlanmasından ve yürütülmesinden emin olmak için yeterli sayıda deneyimli eylemci gelmişti.
Eylemlerin ötesinde, Türkiye'de yaşadıkları bölgede nükleer santral yapıldığını görmek istemeyen insanların eylemcilerin arkasında olduğu bir yerde olmak iyiydi. Kamptaki atölye çalışmalarının sayısı azdı. Daha önce katıldığım Ekotopya'ların hepsinde günde 5 ila 10 atölye çalışması oluyordu. Jandarma'nın kampa düzenli olarak gelmesi, böyle bir devlet mekanizmasıyla daha önce karşılaşmamış bizlerin 'gözünü açtı'. Az sayıda atölye çalışması olmasına rağmen, siyaset bilimini yeni bitirmiş ve o bölgeden bir Türk katılımcı, Türk devletinin kuruluşu; Yunanistan, Bulgaristan, Ermenistan ile ilişkisi ve özellikle Kürtler olmak üzere iç azınlıklar üzerine oldukça ufuk açıcı bir atölye çalışması sunmuştu.

Eyleme katıldın mı? Tutuklandın mı?
Evet, ve teknik olarak hayır. Kamp esnasında, ben dahil bazı katılımcılar, bir eylem düzenlemeye karar verdi. Bunu bağımsız olarak, kamp organizatörlerine danışmadan yaptık. Aslında, şöyle denebilir: aklımızda bir fikir vardı ve nükleere karşıt bazı insanlara sorup katılmak isteyip istemediklerini sorduk. Hep birlikte, Sinop kent merkezinde, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK)'nun önünde nükleer santral yapımını protesto eden kalıcı bir eylem yapmaya karar verdik. Kampın ikinci haftasının salı günü, iki Sinoplu ve 2 yabancıdan oluşan 5 kişilik bir grup TAEK önünde pankart açtılar. Polis tarafından dağıtılmadan önce, sadece 15 dakika dayanabildiler. Ben, yaklaşık yarım saat sonraki ikinci gösterideki 5 kişiden biriydim. Bizim de kaderimiz yaklaşık 15 dakika sonra aynı oldu. Eylem, kalabalık bir sokaktaydı ve bir çok insan ne olduğunu görmüştü ve gelişmelerin kentte çabucak yayıldığını tahmin ediyorum (eğer insanların sokaktan toplanması pek yaygın değilse elbette). Neyse, bir kaç saat sonra serbest bırakıldık ve 'düzeni bozmaktan' 125 YTL ceza yedik. Söylemeye gerek yok, bu cezaya itiraz ediyoruz. Türk kanunları algımıza göre, yaptıklarımızla bir kanunu çiğnemedik. Polisin bizi oradan uzaklaştırmak gibi bir hakkı olmadığı konusunda epey kendimize güveniyoruz. Kampın sonunda gerçekleştirilen, valilik önünde teatrel bir ölümün canlandırıldığı ve 30 kişinin tutuklandığı eylemde yoktum. Katıldığım hiç bir Ekotopya, bu eylemin yaptığı etki kadar bir etkiye sahip olmadı. Çok etkileyiciydi. Umarım, bu, Türkiye'deki [bu konuya dair] son eylem olmaz ve daha önemlisi, [eylemlerimiz] yerel kampanyaya bir katkı sunabilmiştir.