tumblr counter
Röportaj: 'Vicdani Ret Yazıları' | Can Başkent

Can Başkent

logic and the rest...

RÖPORTAJ: 'VİCDANİ RET YAZILARI'

CAN BAŞKENT - AHMET KÜLSOY

AG Kitabın kapağından başlayalım. Kapakta ne anlatmak istediniz?
CB Kapak tasarımını yayınevi gerçekleştirdi. Kapak, savaşa ve şiddete karşı aktif bir duruşu temsil ediyor.

AG Türkiye'de vicdani reddin kısaca tarihini anlatır mısınız?
CB Türkiye’de vicdani ret 1990‘dan beri görünür bir şekilde var. Ancak, geçen yirmi yıla rağmen vicdani retçi sayısı yüzü bulmuyor. Vicdani reddin tarihini bir iki paragrafa sığdırmak zor. Ancak, vicdani reddin tarihi, bir politik mücadele tarihi olarak bakıldığında, mahkeme koridorlarında retçi davaları bekleyerek ve de tutsak retçilere destek olmak için askeri cezaevi yolu gözleyerek geçmiştir.

Vicdani ret hareketi tarihinde, vahim muameleyle karşılaşan retçi arkadaşlarımız, gerek Türkiye’deki kampanyalarla gerekse uluslararası kampanyalarla ses getirdiler ve hareketin bilinir olmasını sağladılar. Bununla birlikte, bilhassa sıcak savaş döneminde vicdani ret, oldukça etkileyici bir politik tavır olarak kendini gösterdi ve bu minvalde politik spektrumda kendine özgü bir yer edindi.

AG Dünyada en fazla vicdanı ret hakkını kullanan ülke hangisi...
CB Bu soruyu yanıtlamak için hem zorunlu askerliğin hem de vicdani reddin yanyana bulunduğu ülkeleri düşünmek lazım. Bu ülkeler arasında en büyüğü Almanya. Almanya’da askerlik yükümlülerinin çok büyük çoğunluğu vicdani retçidir ve sivil hizmet yapmaktadır.

AG Neden Vicdani ret?
CB Vicdani ret politik felsefede en az incelenegelen vakalardan biri. Bilhassa felsefe literatüründe oldukça az geçmekte. Bu, vicdani reddi ilgi çekici bir düşünsel saha kılıyor.

Elbette reel politika zemininde vicdani ret apayrı bir kategoride. İktidarı arzulamayan nadir politikalardan biri ve belki de bu nedenle anarşist dalgayla neredeyse kolkola ilerliyor.

Öte yandan, çok geniş düşünürsek zorunlu askerlik yükümlülüğüne karşı vicdani reddin benzerini, hayatın bir çok farklı sahasında da görmek mümkün. Herhangi bir angaryaya karşı ahlak ya da vicdan zeminli hemen her direniş vicdani itiraz olarak değerlendirilebilinir. Bu angarya, zorunlu askerlik yükümlülüğü olunca, edimin adı vicdani ret oluyor. Dolayısıyla, vicdani ret ve vicdani itiraz aslında bir o kadar tanıdık ve alışıldık, bir o kadar da kararlı ve inatçı bir eylemlilik.

AG Kadınlar vicdani reddin neresinde?
CB Kadınların feminizm temelli vicdani reddi aslında, savaşın ve şiddetin tek piyonlarının zorunlu askerler olmadığının altını çizmesi açısından önemli. Her ne kadar askere alınmasalar da, kadınların da, ‘arkada kalan sevgili’ ya da ‘asker annesi’ vb gibi kimliklendirmelerle şiddet sisteminin birer parçaları haline getirilmeye çalışıldığı çok açık. Ölen askerlerin annelerinin ellerini öpüp hayır duası isteyen Genelkurmay Başkanı’ndan tutun da, çatışmada ölen nişanlısının cenazesinde esas duruşta duran genç kadına dek, hepsi aslında askerlik patolojisinin aleni yan etkileri. İşin daha da beteri, tüm bunların normalleştirilmiş olması ve kanıksanması.