tumblr counter
Taocu Anarşizm: Bir Giriş | Can Başkent

Can Başkent

logic and the rest...

TAOCU ANARŞİZM: BİR GİRİŞ

CAN BAŞKENT

Kendine devrimci diyen tüm siyasetlerin ve felsefelerin ciddi bir sorunu vardır. Bu devrimi nasıl yapacaklar?

Marksçı kökenli siyasetlerin buna yanıtı nispeten bilindik ve bir o kadar mütahakkimdir. Devrim, kah halka rağmen halk için yapılır, kah proleterya diktatörlüğü vasıtasıyla gerçekleştirilir. Bu fikirler şimdiye dek türlü türlü açıdan eleştirildi, burada tekrarlamaya gerek yok.

Öte yandan, anarşizmin meseleye yaklaşımı, ben dahil bir çok anarşistin kafasını karıştırmıştır ve eminim ki asırlarca daha karıştırmaya devam edecektir. Marksçı eğilimli anarşistler, alışıldık devrim ideolojilerine bağlıdır. Pasifist anarşistler ise spektrumun öte yakasında şiddetsiz devrim yapabilme hülyasıyla direne direne ilerleme gayesi güderler.

Görebildiğim kadarıyla, ben dahil, bir çok anarşist bu ve benzeri yöntemlerle de ikna olmuşa benzemiyor. Bunun nedeni basit. Anarşizm, tanım itibariyle diyelim, tuhaf bir paradoks barındırıyor. Anarşist ideal, en azından benim anladığım şekliyle, tahakkümcü ve otoriter olmadan devrim yapılmasını öngörür. Peki o zaman, anarşist devrim nasıl bir devrimdir?

Bu sorunun kesin bir yanıtını bilmiyorum. Ancak, bu sefer, cevaba epey yaklaştığımı hissediyorum. Yanıtım, başlıktan anlaşılıyor, Taocu anarşizmdir. Bir çok kaynak, Taoculuğun başlıca metni Tao Te Ching’in örneğin, anarşist bir klasik olduğunu öne sürer. Kimilerine göreyse, Taoculuk, anarşizmin doğulu versiyonudur ve Taoculuktan anarşizme geçiş oldukça doğaldır. Bilhassa tarihsel bağlamında, Taoizm ve Konfüçyusçuluk arasındaki gerilim, anarşizm ve otorite arasındaki gerilime de benzetilegelmiştir.

Biz bu yazıda, anarşizm ve Taoculuk arasındaki ortaklıklardan devrim/değişim odaklı olanlara eğileceğiz kısaca. Amacımız, bütüncül bir muamele sunmaktansa, Taoculuğun kimi metinlerinin anarşizm açısından da manalı olduğunu göstermektir. Çünkü, Taocu anarşizm beklenmedik bir değişim ve dönüşüm kavramı ortaya koymaktadır. Taoculuğun ünlü metni Tao Te Ching'den seçtiğim ve günahı boynuma kimi İngilizce çevirilerden mukayese ederek kendim çevirmeye çalıştığım kimi alıntılarla bunu ifade etmeye başlayalım şimdi de..

Taoist değişim anlayışı bilhassa 57. bölümcede kendini belli eder:

"Bilge adam kendine der ki:
Hiç bir şey yapmıyorum
ve insanlar kendilerini dönüştürüyorlar.
Sessiz kalıyorum
ve insanlar kendi kendilerine
doğru şeyleri yapıyorlar.
Yollarından çekiliyorum
ve insanlar müreffehleşiyorlar.
Hiç bir arzu taşımıyorum
ve insanlar sade bir şekilde yaşıyorlar."

Bu bölümcenin önemi, anladığım kadarıyla, değişimin aktif bir tözle değil, zararlı eylemden uzak kalmayla, diğer bir deyişle sakınmayla (wu wei) gerçekleşeceğini öngörmesidir. Zira, bu bölümce ciddiye alınması gereken bir değişim projesi öne atmaktadır. Taoculuğun determinist olmadığının ve bu nedenle anarşizmle örtüşebileceğinin en belirgin kanıtı bu 57. bölümcede ifade edilen değişim mekanizmasıdır. Taoculuğa göre, bu, değişimi gerçekleştirmenin yoludur ve elbette determinizmden ziyade zayıf da olsa bir seçim ve irade önkoşulu varsayar. Reaktif ve reflektif tepki vermeme cesaretini ve azmini kullanabilmekten tutun da, isyancı anarşizmin kullanageldiği ve anarşist olmayan insanları düşmanlaştırmak ve devrimden uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramayan kimi ruhsuz başkaldırıları reddetme fikriyatı, değindiğim 57. bölümceden benim çıkardığım kimi politik sonuçlar.

Wu wei'ye yakın bir davranışın uç bir örneğini Budist rahip Thích Quảng Đức'da, makul örneklerini de geçtiğimi yıllarda Nepal'de gerçekleşen Budist direnişinde görebiliriz. Her ne kadar Budacılıkla Taoculuğun temel kimi ayrımları olsa da, Thích Quảng Đức'ın ediminin hiç bir şey yapmadan girişilen Taocu eylemleri örneklediğini söyleyebiliriz. Zira, benzer bir anlayış, Tao Te Ching’in 2. bölümcesinde de kendini gösterir:

"Eğer bir şey size güzel görünüyorsa,
başka bir şey çirkin olmalıdır.
Eğer bir şey iyi görünüyorsa,
başka bir şey kötü olmalıdır.
(…)
Ustalar işlerini
hiç bir şey yapmadan hallederler
sözlerini de
bir şey söylemeden ifade ederler."

Antik metinlerin gizemli ya da şifreli metinler olduğunu inanın hiç düşünmüyorum. Bilhassa Tao Te Ching’in epey açık ve net olduğuna inanıyorum. Örneğin, bu metinde, devrimciliğin ön kabüllerinden biri olan, statükocu (yani kötü) rejimin de aslında, bizler tarafından yaratıldığını ve bu dikotomonin yarattığı potansiyel düşmanlığın da devrim önündeki en büyük engellerden biri olduğunu anlıyorum. Hatta hatta, eylemle proganda yerine (ki eylemle propaganda, anarşizmin en önemli ayırtedici özelliklerindendir), sözle propagandada değişim potansiyelinin düşük olduğu sonucunu çıkarıyorum.

Elbette, devrim için yanlış yerde harcanan çabanın politik agresifliği arttırdığı da bir gerçek. Bilhassa 7. ve 13. bölümcelerdeki, Budizm’de de görülebilecek beklenti ve stres gerginliği üzerine olan kısım da, devrimci stratejinin motivasyonlarını belirlemesi açısından önemlidir.

"Kontrol edemedikleri için
üzülmezler
Bu nedenle her zaman tatmin olurlar"

"Sınırlarını bil
ve kimse seni durduramaz
Elinden gelenlerle uğraş,
Kalanı kendiliğinden gelecektir"

Bu, elbette Taoculuğun üç önemli ilkesinden ikisine (basitlik ve mütevazilik) dair bir argüman olarak da okunabilir rahatlıkla. Dahası, eylemin amaçlarla kısıtlanmasının ve bir amaç doğrultusunda, iyilik maksadını saklayarak, eylenmesinin, kah dürüstlük kah mütevazilik ilkesinin de ilkesi olması zemininde, Taocu anlamda tavsiye edilmeyen olduğu anlaşılacaktır. Anarşizm zeminindeyse bu, klişelere başvuralım, “devrimci olmak için devrimci olmanın" sahte bir tutum olduğuna dair derin bir değinidir.

Zira sahte-devrimclik olarak nitelenebilecek bu yaklaşım, anarşizmi bir kurallar silsilesine de dönüştürebilir. Bu sınırlandırıcı kurallar ve ilkeler silsilesinin, anti-otoriter bir bakışla, zararlı ve karşı-devrimci olduğu da Tao Te Ching’de kendini gösterir. Sıradaki alıntı 19. bölümceden olacak.

"Aziz olmaktan vazgeç
İnsanlar doğruyu anlayacak
ve daha mutlu olacaklar

Ahlaktan kurtul
İnsanlar birbirlerine saygı duyacaklar
ve doğru olanı yapacaklar

Fiyat ve kardan kurtul
İnsanlar arzulamadıkça
Çalmayacaktır"

Açıklamak abes. Ama benim, okur tahmin etmiştir, kişisel olarak kafamı taktığım yer, ahlaka dair olan kısım. Anarşizmin, politikanın narin ruhu veya vicdanı olduğu söylenegelir, malum. Ama öte yandan, anarşistlerin hukuku ahlakla takas ettikleri de sezilen tehlikelerden biridir - yasaların yerini ahlak kurallarının aldığı iddia edilebilir. Haliyle, anarşistlerde görülebilecek bu istisnaicilik meyline de bu minvalde dikkat çekmiş olalım.

Bu yazıda, tuhaf bir ton kullanmamaya elimden geldiğince gayret ederek, Tao Te Ching’in kimi pasajlarında kısa kısa anarşizmin arkaik izini surmeye calıştım. Dahası, bu arkaik kalıntıların, günümüz devrimciliğine de rahatlıkla uygulanabileceğine işaret etmeye çalıştım. Elbette, Tao Te Ching’in külli bir anarşizan yapısökümünü sunmaktan bilhassa imtina ettim, bunun nedeni de yukarıda sunduğum alıntılarda kendini açık ediyor.

Bu bağlamda, bir spiritüel pratik olarak değil de, anarşizmi besleyen köklü bir karşıçıkış felsefesi ve pratiği olarak ele alındığında, Taoculuk, anarşizme geniş ufuklar sunacaktır.