tumblr counter

Propaganda Yayınları’nın Birinci Yaşgünü | Can Başkent

PROPAGANDA YAYINLARI'NIN BİRİNCİ YAŞGÜNÜ

CAN BAŞKENT

Bir sene önce mart ayında, Propaganda Yayınları olarak ilk kitabımızı yayınladık.

Aylar süren çalışmanın ardından, geçen sene yayınevimizin kuruluşunu duyurmuş, bin türlü kaygı ve korkuyla yola koyulmuştuk. İlk kitabımızı yayınlayışımızın birinci yıl dönümünü idrak ederken, ister istemez, geçen yılın muhasebesini yapmak istedik biraz kişisel, biraz da politik bir bakış açısıyla.

Propaganda Yayınları projesi, uzunca süredir olgunlaştırılan, pişirilen bir fikirdi. Fanzin ve benzeri neşriyatların ruhiyatını koruyup, İnternet’in fotokopi üzerindeki ezici zaferini kabul ederek, ama bir yandan da bu işte özenli olduğumuzu vurgulayıp, bir yayınevi olarak yola koyulduk. İşi ciddiye aldığımız göstermek için ISBN numaraları aldık. Bir yayınevi olmanın tüm gereklerini yerine getirdik, diğer emsallerimizi dikkatle inceledik ve bir yayıncılık çerçevesi oluşturduk.

Yayıncılığa dair bir kaç temel prensibimiz vardı. Öncelikle, sosyal medyada asla yer almayacak, deli zırvası facebook, twitter, google+ gibi mecralara adım atmayacaktık (böylece dünyanın en kapitalist şirketlerine gönüllü veri de sağlamamış olacaktık). Ayrıca, eserlerimizi daima ücretsiz “satacaktık”. Son olarak, asla çeviri yayınlamayacak, daima özgün eserlere eğilecektik. Şimdiye dek, tüm bu ilkelerimizi korumayı bildik. Her ne kadar sosyal medyada yer almasak da, sitemize sosyal medyadan yoğun bir akış oldu. Sürekli “cepten yememek” için, bir bağış sistemi kurduk ve böylece isteyenlerin bize bağışta bulunmasını teşvik etmeye çalıştık. Nihayetinde, aklımızı çelen ve çevirisi yapılabilecek onlarca eser dururken, sürekli yeni eserler keşfetmeye çalıştık, keşfettik de. Yayıncılık tabiriyle “saldırgan bir yayıncılık” (agressive acquisition) politikasıyla, bir çok araştırmacının peşinde koştuk.

İsmimizin ardındaki ironi bize tuhaf bir güven verdi. Elbette, ucuz bir propaganda yayını değil, bilakis, bu topraklardaki özgürlükçü düşüncenin izlerini süren özenli eserler yayınlayan bir kolektif olacaktık. İsim seçimimize dair tepkiler aldık, ama yine de bu ironinin tebessümünü yitirmedik. Her yayınımızdan sonra, yürekten gelen bir sıcaklıkla bu ironiyi hissettik.

Yayınevimizin teknik altyapısı bizi çok yordu. Meraklısı için söyleyelim, LaTeX diliyle, Türkçe metinleri göze güzel gelen bir mizanpajla dizebilmek için kılı kırk yardık. Tufte kitap tasarımını seçtik, buna hitap eden program paketlerini aradık, bulduk. Tüm bu görsellik elbette pdf formatı için geçerliydi. “Gerçek” e-kitap formatı olan ePub ve mobi için, gerekli yazılımları test etmek, standartlara uyup uymadığını denetlemek haftalarımızı aldı. Ama sonuçta, seçimlerimizi yaptık. Kitaplarımızın kapak tasarımı için de İç Mihrak kolektifiyle ortaklaştık ve bu lüksümüzü her seferinde sonuna dek kullandık. İki kitabımız dışında, tüm kitaplarımızın kapaklarını İç Mihrak tasarladı ve bize büyük bir minnet borcu yükledi. Ayrıca, gelecekte yayınlayacağımız kitaplarımızı zenginleştirmek için çizer aramaya da başladık. Tüm bunların yanında, e-kitaplarımızı sadece web sitemizden değil, bilinen ve yaygın e-kitap satış platformları aracılığıyla da dağıtmak istedik. Smashwords ve iTunes’u bu iş için seçtik. Öyle ya da böyle, bu platformlar aracılığıyla, eserlerimize ulaşmayı epey bir kolaylaştırdık.

İlk yayınlayacağımız kitap bizim için ayrıca önemliydi, zira bu kitapla kendimizi manifeste edecek, dikkat çekmeye çalışacak ve elbette, bizatihi kitabın kendisiyle, özgürlükçü düşünceye bir hizmette bulunma amacımızın altını kalın kalın çizecektik. Bu nedenle, bir sene önce, “Vicdani Ret Açıklamalar Almanağı”nı yayınladık. savaskarsitlari.org sitesi dışında neredeyse hiç bir yerde bulunmayan vicdani ret açıklamalarını derledik. 1990 yıllarındaki ilk açıklamalardan, 2010 yılı sonuna kadar yapılan açıklamaları bulup devşirmek umduğumuzdan çok daha zor oldu. Bir çok ret açıklamasına ulaşamadık. Buna rağmen, kimi eksikleriyle, geçen sene mart ayında almanağı yayınladık. Sevindirici bir ilgi gördük, ulusal basında yer aldık.

Asıl projemiz ise Türkiye’de şimdiye dek yayınlanan ön-dönem anarşist dergilerin birer derlemesini yayınlamaktı. Kara, Efendisiz (efendisizler, değil), Ateş Hırsızı, Amargi (hayır, “o” Amargi değil) ve A-Politika dergilerinin seçkilerini yayınladık. Bu seride, bir çok redaktör saatlerini ayırarak bize yardım etti. Gördüğümüz destek sayesinde, bu kitapları zamanında yetiştirebildik. Bir çok araştırmacı, erişemedikleri bu dergileri tekrar günyüzüne çıkardığımız için mutlu olduklarını iletti bize. Epey sevindik.

Daha sonrasında, Yayın Kolektifi’yle ortaklaşarak bir seçki yayınladık. Yayın Kolektifi, 2011 yılı başlarında kurulan, yayınevleri üstü bir yayıncılık kolektifi. Parçası olduğumuz bu kolektifin çıkardığı kitaplardan yapılan kısa seçkileri güldeste olarak yayınladık.

Ardından, misyonumuzun en önemli temsilcilerinden olan bir eseri, Barış Esmer’in “Türkiye’de ve Dünyada Vicdani Ret” kitabını yayınladık. Konusunda Türkiye’de yayınlanan en yetkin çalışma olan bu kitabı yayınlar yayınlamaz, oldukça yüksek bir “satış” rakamına eriştik. Bu hem bizi, hem de Barış’ı epey sevindirdi. Bunun ardından, yıllar önce İzmir Savaş Karşıtları Derneği’nden arkadaşların hazırladığı, Hollanda’da “Study Center on Turkey” tarafından yayınlanan “Türkiye’de Ordu ve İnsan Hakları İhlalleri (TSK ve Uygulamalarına İlişkin 1998 Yılı Panoraması)”nın tıpkı basımını yayınladık. Türkiye’de yayınlanamamış olan bu çalışmayı tekrar günyüzüne çıkarıp, emeği geçen arkadaşlara ve yoldaşlara sessizce selam ettik.

“Satışlarımız” fena gitmedi. Örneğin, Barış Esmer’in kitabı, sadece iTunes üzerinden yaklaşık iki ay içinde 300 kere indirildi. Bu rakama, bizim websitemizden yapılan indirmeleri de ekleyince, ki bu rakamları tam olarak takip edemiyoruz aslında, oldukça tatminkar rakamlar elde ettik. Özellikle, radikal politika alanında, matbuu kitapların ulaşamayacağı rakamlara ulaştık.

Mütevaziliğe gerek yok. Türkiye’nin ilk politik e-yayıneviyiz. İlhamımız, yıllar öncesinden gelen alt-kitap edebiyat yayınevidir Hayalet Gemi dergisi ekibinin kurduğu. Umuyoruz ki, Hayalet Gemi’nin ruhları, bizi bir yerlerden izliyor, onların misyonunu politik cenahta, daha da geniş bir teknik donanımla sürdürdüğümüz için bizlerle gurur duyuyorlardır.

Kendimizi “sadece elektronik kitaplar yayınlayan politik bir yayınevi” olarak lanse etsek de, bal gibi anarşist bir yayıneviyiz. Anarşizm ve kuzenlerine (Marksçılık, antimilitarizm, feminizm, hayvan özgürlüğü vs.) dair eserleri yayınlamak gayesindeyiz. Haddimizi biliyoruz, bu nedenle edebiyata bulaşmıyoruz. İsmimizin ironisini yaşatmaya çalışıyor, anarşizm “propagandası” değil, ilgi alanımıza giren meselelere dair özenli kitaplar yayınlıyoruz. Dahası, henüz becerememiş olsak da, anarşizmi yerden yere vuran özenli çalışmaları da yayınlamak istiyoruz. Ama yine de yoğun bir yayın programımız var. Emek yoğun çalışmalarla, artık ulaşılamayan bir çok eski eseri yeniden basmak istiyoruz. Bununla beraber, etkin olarak dahil olduğumuz kampanya neticesi haklarına elde eden vegan anarşist tutsak Osman Evcan’la nehir söyleşi kitabı hazırlıyoruz. Takdir edersiniz ki, tutsak mektuplaşmalarının zaman alması nedeniyle, bu kitabın basımını ne zaman gerçekleştirebileceğimizi kestiremiyoruz şimdiden.

Fırtına gibi geçen ilk yılımızdaki etkinliklerimize rağmen, hala ve yine yardımlarınıza, dayanışmanıza ihtiyacımız var. Öncelikle, yayınlanmaya değer eserler arıyoruz. Yukarıda değindiğimiz meselelere dair kitap dosyalarınızı bekliyor, sizlerden, böyle dosyaları olan eş-dostunuzu bize yönlendirmenizi rica ediyoruz. İkinci en önemli gündemimiz, yayınevimizin duyurusunu yapabilmek. Zira, elektronik ortamın nimetlerinden yararlanalım derken, sadece bilgisayar ekranında var olan, sanal bir yayınevi olmak istemiyoruz. E-yayınevi oluşumuzun, bizi sanal ve hayali kılmasını istemiyoruz.

Propaganda Yayınları, onlarca destekçimizin emekleri ve ilgileri olmasa var olamazdı. Kolektif bir ruh hali ve azimle kitaplarımızın redaksiyonunda çalışan tüm dostlarımız için, içten bir şükranla hep beraber kadeh kaldırıyoruz.

Bu, dilim döndüğünce bu toprakların ilk politik e-yayınevinin ilk senesinin kişisel tarihidir.

Bu site, Can Başkent'in 1999 yılından beri yazdığı politik, felsefi ve akademik çalışmaların (neredeyse) eksiksiz bir derlemesidir. Bu yazılar veganizmden, beden politikalarına, dijital kültürden ahlak kuramına dek birçok konuyu kapsamaktadır.

Can Başkent'e e-posta ve twitter ile ulaşabilirsiniz.

This website collects all written output of Can Başkent since 1999. It includes his political and academical articles as well as his opinion pieces on a broad variety of issues ranging from veganism to digital culture.

You can reach Can by e-mail and twitter.