tumblr counter
Vicdani Red Tutsakları - 12 | <a href="http://canbaskent.net">Can Başkent</a>

Can Başkent

logic and the rest...

VİCDANİ RED TUTSAKLARI - 12

CAN BAŞKENT

İsrail Özel Sayısı

İsrail’de Askerlik
İsrail devleti, 1948’deki kuruluşundan beri zorunlu askerlik uygulamasına sahip. Tüm İsrail vatandaşları ve kalıcı oturma izni olanlar askerliğe elverişli olarak atfediliyor. Fakat İsrail Milli Savunma Bakanlığı, Yahudi olmayan kadınları ve Dürziler dışındaki Filistinlileri askerlikten muaf tutuyor. Fakat buna rağmen, orduya gönüllü olan, çok az sayıda Filistinli mevcut. Erkekler için askerlik 3 yıl, kadınlar içinse 20-21 ay sürmekte. Belli bazı alanlarda uzman olanlar (örneğin doktor ve hemşireler) ve memurlar için askerlik daha uzun sürebiliyor. Yedeklik hizmeti erkekler için 51 yaşına, kadınlar içinse 24 yaşına kadar geçerli. Yedeklik, her yıl bir aylık bir eğitimi de kapsıyor. Yedeklik hizmeti, İsrail savunma politikasının önemli bir bileşeni konumunda, dahası bu nosyon ulusal bir kimlik oluşturulmasında kullanılıyor. Genelde 35 yaşını aşmış erkekler, tıbben uygun olamayabilecekleri için bir aylık yedek eğitimine çağırılmıyorlar. Genelde, pratikte, erkeklerin 40-45 yaşlarında askerlikle ilişikleri kesiliyor. Kadınlar ise, kural olarak yedek eğimine çağırılmıyorlar. İsrail Milli Savunma Hizmeti Kanunu’na göre, askerlik muafiyeti ancak; “eğitim, ulusal ekonomi, güvenlik gerekçesi, ailevi nedenler ve diğer nedenlere” bağlı. Bu kanun, tıbbi askerlik muafiyeti durumunda ve adli suçlulara yönelik konularda uygulanıyor. Fakat, vicdani retçiler de bu kanuna göre muafiyete elverişli olduklarını iddia etmişler ve “Vicdan Komitesi”ne başvurmuşlardı. “Vicdani Nedenlerden Dolayı Askerlik Hizmetinden Muafiyet Komitesi” 1995 yılında ordunu kurduğu, ve vicdani ret başvurularının incelendiği bir komisyon. Herhangi br yasal dayanağı, belirli prosedürü ve hukukiliği olmayan bu komisyon hakkında çok az bilgi sahibiyiz. Eğitimsizlik de, askerlik muafiyeti için bir neden. Askerlerin 8 yıllık zorunlu eğitimi tamamlamış olmaları gerekiyor. Yahudi ve Dürzi din eğitimi öğrencileri de askerlikten muaf tutulmakta. Evli, hamile ve çocuk sahibi kadınlar için muafiyet imkanı bulunmakta. Öğreniciyken, askerliklerini erteleten ve bu süreçte evlenen kadınların evlilik gerekçesiyle askerlikten muaf tutulmayı iddia etme hakları bulunmuyor. Kadınların %40 kadarı askerlikten muaf tutuluyor ve bu oran son on yıl içinde giderek artıyor. Ayrıca, çok da net olmayan şartlar altında da olsa, kadınların dini nedenlerden dolayı vicdani ret hakkı var. Erkeklerin ise hiçbir şart altına böyle bir hakkı bulunmamakta. Dolayısıyla erkekler genelde, “askerliğe elverişsizlik” gerekçesiyle askerlik yapmayabiliyorlar. Son intifadadan beri retçilerin sayısı giderek artıyor. Bunların çoğu Filistin toprakalrında hizmeti reddedenler.3 Eylül 2001’de 62 lise öğrencisi askerlik hizmetini reddedeceklerini açıkladı ve bunu bir açık mektupla başbakan Ariel Şaron’a bildirdi. 2002 başlarında, Reddetme Cesareti adında ordu mensuplarının oluşturduğu bir grup, “Savaşanların Mektubu” ile işgal topraklarında hizmeti reddederek, kamuoyunun ilgisini çekti. 2003 Ocak sonu itibariyle, bu mektubu 520 yedek de imzalamıştı. Nisan 2002’de İsrail ordusu 20000 yedeği acilen askere çağırdı, haliyle de bu vicdani retçi sayısında ani bir artışa yola açtı. Sadece Nisan 2002’de 50 vicdani retçi ortaya çıktı, ve hepsi hapis cezası aldı. ylül 2002’de liseli öğrencilerin mektubu tekrar açıklandı. Bu sefer 200’den fazla lise son sınıf öğrencisi tarafından imzalanmıştı. Öğrenciler Filistin topraklarında hizmeti reddederken; içlerinden önemli bir bölümü de İsrail ordusunda politik nedenlerle hizmet vermeyeceğini belirtiyordu. Son zamanlarda, bu mektubun imzacılarının sayısı 300’ü aştı. İsrail’deki farklı vicdani ret gruplarından derlenen verilere göre, Eylül 2000’den beri yaklaşık 2000 kişi vicdani reddini açıkladı.

Haberler

Yüksek mahkeme retçi Yonatan Ben-Artzi’nin başvurusunu kabul etmedi
Vicdani reddi nedeniyle toplam yedi kez hapse giren ve 234 günü hapiste geçiren, eski başbakan Benjamin Netenyahu’nun da yeğeni olan, Yonatan Ben-Artzi’nin sivil mahkemede yargılanma isteği yüksek mahkeme tarafından reddedildi. Yargıç, “Vicdani reddini önemli bir sorun olduğunu fakat, bu askeri mahkemenin bu sorunla başa çıkamayacağı anlamına gelmeyeceğini” kaydetti.

İsrail Barış Aktivistlerini Sınır Dışı Etmeyi Planlıyor
İsrail’de öldürülen ve başından ağır şekilde yaralanan ISM (International Solidarity Movement for Palastine – Filistin için Uluslar arası Dayanışma Hareketi) aktivistlerinden dolayı tepki alan İsrail, ülkesindeki barış hareketi aktivistleri sınır dışı etmeye hazırlanıyor. İsrail ordusu aktivistleri “provokatör” ve “isyancı” olarak niteliyor. Bundan sonra, özellikle İsrail’in en büyük havaalanı Ben-Gurion’da ve Mısır ile Ürdün sınır kapılarında barış aktivisti olarak ülkeye girmeye çalışan Avrupalılar sıkı bir denetimden geçirilecek. Askeri bölgelerde yakalanan yabancılar da derhal tutuklanacak ve akabinde sınırdışı edilecek. Sıcak çatışma olmasına rağmen, İsrail ve Filistin topraklarında bir çok organizasyondan gönüllüler şiddetten arınmışlık yöntemleriyle, savaşı engellemeye ve Filistinlilerle dayanışmaya çalışıyor. Çoğunlukla da, 5 savaş geçirmiş ve dünyanın en “gelişmiş” ordularından olan İsrail ordusuyla yüzleşmek zorunda kalıyorlar. Aktivistler, Filistinlilerin İsrail ordusunun bloke ettiği yolları kullanabilmesine yardım ediyorlar ve İsrail ordusunun Filistin yerleşimlerine yaptıkları saldırıları insan kalkanı olarak engellemeye çalışıyorlar. 30 Nisan’da Tel Aviv’deki bir gece kulübünde gerçekleştirilen ve 3 kişinin ölümüne yol açan intihar saldırısında bulunanların İngiliz pasaportlu çıkmasının, İsrail’in kararında etkili olduğu düşünülüyor. İsrail devletinin sınır dışı etme olasılığının ardından, ISM’nin Beytüllahim’deki bürosundan bir açıklama yapıldı. ISM, İsrail devletinin iddia ettiği gibi intihar eylemcisi İngiliz pasaportluların kendileriyle ilgisi olmadığını bildirdi. ISM’nin Filistin’de İsrail’in gerçekleştirdiği hukuksuzluklara ve vahşete tanıklık ettiğini ve bu nedenle de sınır dışı edilmek istendiğini belirten ISM basın koordinatörü, konsensüs ile karar aldıklarını ve hiçbir aktivistlerinin hiçbir zaman saldırgan bir tutum içinde bulunmadıklarını; zira her aktivistin belli bir eğitimden sonra ISM’ye katılabileceğini açıkladı. Dünya’nın en militarize ülkelerinden biri olan İsrail’de aktif bir çok vicdani ret grubu bulunmakta.

Shministim
Shministim İbranice lise anlamına geliyor. Shministim grubu lise son sınıf öğrencilerinin oluşturduğu bir yapı. Birkaç yıl önce, dönemin İsrail başbakanı Ariel Şaron’a mektup yazıp, liseyi bitirdikten sonra yükümlü oldukları askerlik hizmetini pasifist nedenlerden dolayı yerine getirmeyeceklerini açıklamışlardı. Hazırladıkları açık mektuba ilk yayınlandığında 60’dan fazla lise son sınıf öğrencisi imza atmıştı. Daha sonra geçen yıl, güncellenen yen bir mektup hazırladılar ve bu mektubun altına da 300’den fazla öğrenci imza attı. Burada Vicdani Ret Tutsakları / 9 http://www.geocities.com/oldsletter/vrt/9.html ‘da da yer vermiş olduğumuz, 300’den fazla öğrencinin imzaladığı mektuba yeniden yer veriyoruz. Başbakan Ariel Şaron’a,
İsrail’de yetişmiş 62 insan olarak bizim, size; Filistinliler üzerinde sürdürülen baskıda yer almayacağımızı bildiren bir mektup yollayalı bir yılı geçti. Bugün İsrail’de ve işgal altındaki topraklarda durum daha da kötüye giderken; bize katılan bir çok insanla beraber tekrar söylüyoruz ki, biz işgalin askerleri olmayı reddediyoruz.
İsrail Devleti; savaş suçu işliyor ve insan haklarını çiğniyor; Filistin kentlerini, kasabalarını ve köylerini tahrip ediyor, Filistinlilerin topraklarına el koyuyor, insanları yargılamadan göz altına alıyor ve yargılamadan cezalandırıyor; evlerin, işyerlerinin, kamusal alanların kütlesel tahribatını yürütüyor; yağma, sokağa çıkma yasağı, tıbbi yardımı engelleme, İsrail yerleşimleri oluşturma ve bunları genişletme gibi insan ahlakına karşı eylemler yürütüyor ve onayladığı uluslararası sözleşmeleri ihlal ediyor. Bu ve diğer eylemleriyle, İsrail sistemli bir şekilde Filistinlilerin gündelik yaşamlarını sürdürmelerini engelliyor. Bu gerçeklik de, acı, korku ve ümitsizliğe yol açıyor; bunlar da terörist saldırılar getiriyor. Dahası, işgal sadece ahlaksız olmakla kalmıyor; aynı zamanda İsrail yurttaşlarının ve İsrail’de yaşayanların güvenliklerine de zarar veriyor. Böyle bir güvenlik hissi sadece, İsrailliler ve Filistinliler arasındaki mutlak barış ile elde edilir.
Seçilmiş hükümet demokratik değerleri ve bölgede mutlak barış olasılıklarını çiğnediğinde, bizim vicdanımızı dinleyip Filistinlilere yönelik saldırılarda yer almayı reddetmekten başka bir şansımız kalmıyor.
Gençler olarak askerlik hizmeti için çağrı yaklaşırken; söz veriyoruz ki, işgalde hizmet etmemek için uygun gördüğümüz her şeyi yapacağız.
Bazılarımız askere yazılmayı reddedecek, bazılarımız Yeşil Hattın ötesinde hizmet etmeyi reddedecek, bazılarımızda başka şekillerde askerlik hizmetinden uzak durmaya çalışacak. Tüm bu yolları, meşru ve gerekli görüyoruz ve diğer gençleri, askerleri, zorunlu askerlik mükelleflerini, yedek askerleri aynısını yapmaya çağırıyoruz.
İngilizce versiyonu da olan web siteleri: www.shministim.org

Gush Shalom
1993’te kurulan Gush-Shalom, İsrail barış hareketinin etkili gruplarından. Amaçlarından bazıları, Filistin Devleti’nin tanınması, sınırların 1967 öncesi Yeşil Hat’ta dayanılarak yeniden düzenlenmesi olan; Gush-Shalom’un bazı eylemlerini sıralamak gerekirse:
1. “Tüm Filistinli Tutsakları Serbest Bırakın”: 1993’te Oslo anlaşmasını takip eden günlerde Nablus hapishanesinin önünde 6000 İsrailli ve Filistinlinin katılımıyla kitlesel bir gösteriyle başlayan kampanya.
2. “Buldozerleri Durdurun”: 1997’de başlayıp aylar süren, Beytüllahim ve Kudüs yakınlarında yeni İsrail yerleşim alanları açılmasına karşı kampanya.
3. “İsrail Yerleşimlerinde Üretilen Malları Boykot”: 1997’de başlayan ve hala süren boykot. İnsanlardan, işgalle oluşturulan İsrail yerleşimlerinde üretilen malları almamalarının istendiği kampanya.
4. Yeşil Hattı İşaretlemek”: 1998’de Yeşil Hat sınırlarının yeniden tesisi için düzenlenen kampanya.
5. Kifel Hares, Katana ve Anata köylerinde İsrail kuvvetleri tarafından tahrip edilen evleri restore etme çalışmaları.
6. 1993’ten beri İsrail’in en büyük gazetesi Haaretz’de ilan yayınlanıyor.
Grubun İngilizce versiyona da sahip web sitesi www.gush-shalom.org

New Profile
İsrail’in demilitarizasyonu için çalışan antimilitarist ve feminist bir organizasyon. Gönüllülük ilkesiyle otkökü bir hareket yaratmaya çalışan New Profile [Yeni Görünüm], adından da anlaşılabileceği gibi, İsrail’in vizyonunu barışçı bir topluma devşirmek niyetindedir. Grubun diğer amaçları; zorunlu askerliği tartışmaya açmak, demilitarizasyonu savunmak ve bunun eğitimini sağlamak, kadın barış gruplarına katılımda bulunmak olarak sıralanabilir. Grubun İngilizce versiyona da sahip web sitesi www.newprofile.org

Yesh Gvul
Yesh-Gvul, 1982-4 Lübnan ve Golan Tepeleri savaşı sırasında, savaşa katılmak istemeyen muvazzaf askerlerin oluşturduğu bir organizasyon. Grup, Martin Luther King ve Gandhi’nin izinden giden bir sivil itaatsizlik yöntemi izliyor. Fakat; pasifizmin ve vicdani reddin aksine, Yesh-Gvul’un savunduğu yöntem, politik ya da ahlaki gerekçelerle askerlerin emre uymama hakkı. Ayrıca, Yesh-Gvul, güç kullanmanın meşru kılınabileceği bazı alanların varlığına inanıyor: Bağımsızlık mücadeleleri, aşırı saldırganlığa karşı savunma v.s.. Fakat, askeri sistemin suistimaline karşı çıkıyor. Grubun İngilizce versiyona da sahip web sitesi www.yesh-gvul.org

Bu grupların yanında, Dürzilerin oluşturduğu bir grup, Retçi ailelerinin oluşturduğu bir grup ve yine muvazaaf askerlerin oluşturduğu gruplar mevcut.

İsrailli Vicdani Retçilere Mektup Yazın
Aşağıda vicdani retçileri desteklediğiniz bildiren örnek bir mektup var. Bunu İsrailli yetkililere gönderebilirsiniz. Gerekli adresler Vicdani Ret Tutsakları’nda mevcut.
www.geocities.com/oldsletter/vr_index
I learned today about the imprisonment of several conscientious objectors in Israel. Specifically, I want to mention the names of some conscientious objectors: Constantin Suskin, Amit Ris, among others. All of them are imprisoned because they refuse to bear arms, because they insist on their right to conscientious objection, as enshrined in Article 18 of the International Covenant on Civil and Political Rights. Their imprisonment is a violation of human rights.
I'm especially concerned about repeated imprisonment of some conscientious objectors - in some cases more than 6 times. I want to draw your attention to the opinion of the United Nations Working Group on Arbitrary Detention, which stated in 1999 that repeated imrprisonment of conscientious objectors is arbitrary, being contrary to article 10 of the Universal Declaration of Human Rights.
I'm deeply troubled about the news on court martials for conscientious objectors after 100 or more days in prison: Jonathan Ben-Artzi, Matan Kaminer, Noam Bahat, Adam Maor, Shimri Tzamaret, and Haggai Matar. All of them refused to enlist, and have to be seen as civilians. It is therefore inappropriate to try them at a court martial - if they have to be tried at all.
I therefore urge you to immediately release all imprisoned conscientious objectors, to pass legislation to finally recognise the right to conscientious objection, and to drop the charges against the COs to be court martialed. I urge you to respect human rights.
[çevirisi]
Bugün, İsrail’deki birkaç vicdani retçinin mahkum olduğunu öğrendim. Tüm retçiler silah taşımayı reddettikleri için hapsedildiler. Çünkü, onlar vicdani ret haklarında ısrarcı oldular, ki, bu hak Uluslar arası Medeni ve Siyasi Hakları Anlaşmasının 18. maddesinde belirtilmiştir.Retçilerin tutuklanmaları, insan haklarının ihlalidir.
Özellikle, bazı vicdani retçilerin defalarca, bazen 6 kez, hapsedilmeleri konusunda endişeliyim. Dikkatinizi, Birlişmiş Milletler Keyfi Gözaltı Çalışma Grubuna çekmek istiyorum. Grup, 1999’da vicdani retçilerin tekrarlayan gözaltılarının keyfi olduğundan ve bunun da İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 10. maddesine aykırı olduğunu bildirdi.
100 günden daha fazla hapiste tutulan vicdani retçilerin yargılanmaları konusunda oldukça üzüntülüyüm: Jonathan Ben-Artzi, Matan Kaminer, Noam Bahat, Adam Maor, Shimri Tzamaret ve Haggai Matar.. Tüm bu retçiler, askere gitmediler ve sivil olarak ele alınmalılar. Eğer, ille yargılanacaklarsa, sivil mahkemede yargılanmalılar.
Sonuç olarak, sizden tüm tutsak vicdani retçilerin salıverilmesini, vicdani ret hakkının tanınmasını, ve retçiler hakkında açılamn tüm davaların düşürülmesini talep ediyorum. Sizleri insan haklarına uymaya davet ediyorum.
Protestolarınız için İsrail Büyükelçiliğinin Adres ve Telefonu: Mahatma Gandhi Cad. No:85, G.O.P-Ankara; Tel: (312) 446 3605, Faks: (312) 446 8071; ankara@israil.org.tr

TUTSAKLARA MEKTUP YAZARKEN BUNLARI AKLNIZDA TUTUN!
* Kart atacaksanız, her zaman bir zarf içine koyun.
* Kendi isim ve adresinizi de zarfa yazın
* İçten ve yaratıcı olun. Fotoğraflar, çizimler, karikatürler gönderebilirsiniz.
* Tutsağa, dünyadaki savaşların durması için neler yaptığınızı yazın. Antimilitarist aktivitelerinizden söz edin.
* Tutsağı hukuken sıkıntıya sokabilecek bir şey yazmayın.
* Eğer, siz hapiste olsaydınız ne tür şeyler almaktan hoşlanacağınızı düşünün ve ona göre bir şeyler yazın.
* Mektuba, “Çok cesursun. Ben senin yaptıklarını asla yapamam” tarzı cümleler yazmayın.
* Tutsaktan size yanıt gelmesini beklemeyin. [Eğer yanıt alırsanız, bizi haberdar etmeyi ihmal etmeyin.]
* Unutmayın! Gelecek sene, onun yerinde siz olabilirsiniz.

[Bu ipuçları, Peace News dergisinden alınmıştır].