tumblr counter

Bebek Katili Veganlar | Can Başkent

BEBEK KATİLİ VEGANLAR

CAN BAŞKENT

Üniversitede en sevdiğim öğle ‘yemeklerinden’ biri ekmek arası patates kızartmasıydı. Çekici ve abur cubur bir lezzeti, etrafımdaki arkadaşlarımın çoğunun da sevmesinden olsa gerek, bir cazibesi vardı ve dahası vegandı. Buna rağmen, besin değeri sıfıra yakın, kalorisi de tavana vuran cinstendi. Yemek dedim kendisine ama, yenecek bir şey değildi aslında.

Nasıl vegan olmak, özensiz ve plansızsanız, sağlığa doğrudan fayda getirmeyebilirse, her vegan gıda da elbette sağlıklı ve faydalı değildir. Vegan gıdanın çoğu sağlıklıdır, zararlı gıdaların çoğu vegan değildir, ama ekmek arası patates gibi şeyleri de vegan diye yemek pek manalı değildir.

Geçtiğimiz haftalarda İtalya’da veganların ihmali nedeniyle yitirilen bebekler kamuoyunda bildik tepkilere yol açtı. Bebekleri vegan olarak yetiştirmenin, bir iki istisnai örneği genelleştirerek, insanlık suçu olduğuna dair tezler duyar olduk. Bu mesele, diyetetiğin, kamu sağlığının ve eko-siyasetin topluma radikalleşmeden nasıl anlatılması gerektiğine dair birçok ipucu barındırıyor. Bu nedenle önemli. Bu yazıda argümanlardan birine, yani bebeklerin ölümüyle veganizm arasındaki nedenselliğe değinecek ve velev ki veganlar suçluysa, çocuklarını köfteyle besleyenlerin, bebeklerinin yanında sigara içenlerin kat be kat daha suçlu olduğunu iddia edeceğim.

Evvela, çocuk yetiştirirken, beslerken birincil amaç, verilen eğitimin bir alışkanlığa dönüşebilmesidir. Yemekten önce elleri yıkamak gibi, dengeli bir öğünü hazırlamak, pişirmek ve tanımak da ömrü boyu gerekli bir alışkanlıktır. Bunun temelleri de çocuklukta atılmalıdır.

Fakat çocukları etle (ve kolayla, şekerle, ataletle) yetiştirmek, bir ömür boyu sürecek hatalı beslenme alışkanlıklarının temelini atmaktır. Bu hatalar da kamu sağlığı açısından düşünürsek, ileriki yaşlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açar. Hem topluma, hem bireye ciddi zarar verir. Fakat kalabalığın egemenliği nedeniyle, bu nedensellik elbette ihmal edilegelir.

Daha önemlisi, beceriksiz ve bilgisiz vegan ebeveynlerin verdikleri zarar meselesindeki nedensellik ile etle yetiştirilen çocukların ileride sağlık sorunu yaşaması ihtimalindeki nedensellik apayrıdır. Biri, tıbbi ve kuramsal (ve genel geçer pratikte) zararlı olmayan ve olmaması gereken faydalı bir pratiğin, yanlış uygulamayla zararlı hale gelmesiyken, ikincisiyse tıbbi ve kuramsal (ve genel geçer pratikte) zararlı olan bir pratiğin, kimilerinin istisnai bir şekilde bundan zarar görmeden kurtulabilmesi nedeniyle olsa gerek, norm haline gelmesidir. Nasıl Vehbi Koç’un doksan beş yaşında vefat edene dek sigara içmesi, kötüden örnek olmaz zira, sigara tiryakiliğinin zararlarını açıklamıyorsa, ekmek arası patatesle beslenen veganların kan değerindeki aksaklıklar da veganizm tartışmasında ciddiye alınan bir örnek olamaz.

Oysa, bebeklere ve hamilelere zararlı olmadığı kanıtlanmış bir beslenme alışkanlığıyla, orta ve uzun vadede zararlı bir alışkanlığı mukayese edip, zararsızı günah keçisi ve toplum sağlığı düşmanı ilan etmek elbette bilimsel değil, siyasi bir yaklaşımdır. Zaten, İtalya’da bu meseleyi popülizme dönüştürmeye çalışanlar da Forza Italia’dır. Ancak, iğneyi biraz da kendimize batırmak gerek. Demek ki İtalya’da veganizmi pek iyi anlatamamış, ebeveynleri yalnız bırakmış, bu trajediye önleyecek destek ağlarını kuramamışız.

Beceriksiz ve yalnız veganlara yardım ve destek sunarak, gerekirse tıbbi destekle, bebeklerini sağlıklı yapmak aslında göründüğünden çok daha kolay. Hamileler ve bebekler gibi hassas popülasyonların neyle nasıl beslendiği hakkında ahkam kesmek beden ve cinsiyet politikaları açısından da önem yaşıyor - bu yazıda bu noktaya değinemedik. Fakat yine de meselenin gündeme hızlıca gelip bir cadı avına ve nefret söylemine dönüşmesinin örttüğü çok önemli bir iki gerçek var. Biri, et temelli beslenme eğitimi verilen çocukların istikbali. Yukarıda değindim, bu hem bireysel hem de kamusal sağlık açısından bedeli yüksek kötü bir alışkanlıktır. İkincisiyse, veganizmin (ebeveynleri tarafından çocukları için yapılan) bir seçim olduğu düşünülürken, et yedirmenin de böyle bir seçim olduğunun unutulmasıdır. Anlattım, bu seçimlerden biri en azından kağıt üzerinde faydalı ama kimi bilinçsizler tarafından yanlış uygulanmışken öteki ise kağıt üzerinde bile uzun vadede faydalı olamamaktadır. Dolayısıyla, ebeveynlerin çocukları için yaptıkları seçimleri eleştirirken, veganizme gelmeden önce atladığımız duraklarda durmanın ve sakince düşünmenin vakti gelmiştir.

Bu site, Can Başkent'in 1999 yılından beri yazdığı politik, felsefi ve akademik çalışmaların (neredeyse) eksiksiz bir derlemesidir. Bu yazılar veganizmden, beden politikalarına, dijital kültürden ahlak kuramına dek birçok konuyu kapsamaktadır.

Can Başkent'e e-posta ve twitter ile ulaşabilirsiniz.

This website collects all written output of Can Başkent since 1999. It includes his political and academical articles as well as his opinion pieces on a broad variety of issues ranging from veganism to digital culture.

You can reach Can by e-mail and twitter.