tumblr counter
ODTÜ ve McDonald's | <a href="http://canbaskent.net">Can Başkent</a>

Can Başkent

logic and the rest...

ODTÜ ve McDonald's

CAN BAŞKENT

PostExpress'de yayınlanan ODTÜ ve McDonald's karşıtı kampanya ile ilgili bir yazı nedeniyle, dergiye yazılan mektup. Herhangi bir yerde yayınlanmamıştır.

Merhaba PostExpress,

Temmuz sayınızdaki "Neden Pizza Hut değil de McDonald's" başlıklı odtüdeki McDonald's karşıtı kampanyayla ilgili röportaj&yazı hakkındaki fikirlerimi yazmak istedim. Önce biraz kendimi tanıtayım. Odtülüyüm. ('İstanbul'luyum' der gibi oldu ama..) Politik anlamda, kendimi elimden geldiğince "anarkist" olarak tanımlıyorum. Dolayısıyla, SİP'lilerin başlattığı McDonald's karşıtı kampanyaya başından beri soğuk duruyorum. Ortak bir eylem alanı da olsa, sosyalistlerle&solcularla eylem yapmaktan hoşlanmıyorum. PostExpress'te kampanyadan bir arkadaşın, fast-food kültürsüzlüğü, McDonald's hakkındaki açıklamalarını yetersiz buldum. Hatta bir çok önerme bence oldukça dayanaksız ve düşünülmeden söylenmişti. Kısacası, McDonald's karşıtlığını, sola bakmayan yüzlerinden biri olarak, ve de odtü'de olmamdan dolayı kampanyayı kendi objektifimden izleme fırsatı bulmuş biri olarak size bir şeyler yazmak istedim. Tabii, bir de odtüde olup da, SİP'in ya da sosyalistlerin, kampanyasında yer almayan insanlar bulunabileceğini hatırlatmak gibi bir amacım da var. Malum, kampanyaya katılanlar McDonald's'a karşı, katılmayanlar McDonald's destekçisi gibi bir hava yaratıldı odtüde...

Öncelikle, kampanyanın odtü menşeli oluşu epey kıllandırıcı bir durum. Odtü gibi isteyenin istediği politik eylemi izin almadan yapabileceği bir kampus rahatlığında başlatılan bu kampanya, bana, baştan beri ikiyüzlü görünüyor. Eylemin kent düzlemine taşınamaması ve eylemcilerin "odtüde McDonald's'ın yeri yok" mantığı epey çelişkili. "McDonald's'ın yeri Çankaya, GOP gibi pahalı semtlerdir; ama odtü asla" gibi bir mantık oluşuyor ister istemez. Bence, McD'ın pis hamburgeri ne odtülüye ne çankayalıya mubahtır. Odtü devrimci bir geçmişe sahip, ama lüks semtlerin böyle bir geçmişi yok, öyleyse onlar hamburger yesin.. Komik görünüyor. Olayı "proleterler hamburger yemesin, burjuvalar yesin. Proleterler sağlıklı olsun, burjuvalar gebersin" düzlemine getirmek bence insanlık dışılıktır. Burjuvaları ben de sevmiyorum, ama bu birey anlamında McD'çıları aşağılamamı gerektirmemeli diye düşünüyorum. Aşağılamak olsa olsa, kampanyacıların inandırıcılığını sarsar.

Değinmem gerektiğini düşündüğüm diğer bir nokta da, fast-food kültürüne yönelik eleştiriler... McD bir fast-food zinciri. Dahası, bir çok ülkede restoranı bulunan uluslararası bir sermaye.. Burada, kampanya destekçileri, gördüğüm kadarıyla, McD'ın uluslar üstü bir sermaye dinamiği olması gerçeğinden yola çıkıp, yarım yamalak bir ulusçu-milliyetçi zihniyetle hamburgeri, yani yabancı fast-food'unu kötüleyip, yerli fast-food'u, döner-ayran, kokoreç, olumlamaktadırlar.. Dikkat edilirse, fast-food kültürüne karşı olmak kampanyada becerilememiştir. Hamburgere karşı olan bir insan, hangi mantıkla döner-ekmeği olumlar anlayamıyorum. sonuçta döner-ayran da son derece sağlıksız bir fast-food. Bunun, nedenlerini aşikar: döner-ayran da et bazlı sağlıksız bir diyet. Dahası aceleyle yendiği için sindirim sorunları da yaratıyor. Özetle, kampanyada sağlıksız diyetlere karşı olmak gerekirken, bu yapılamıyor. Hamburger de sağlıksız, döner-ayran da, tereyağlı pilav da. Eğer bir gün odtüde 'yemekhane mönüsüne vejetaryen yiyecekler de konsun' kampanyası yapılabilirse, SİP'liler nasıl burun kıvırır merak ediyorum. Kampanyanın sac ayaklarından biri olan "sağlıksız yiyecek" olgusu son derece çarpık bir altyapıyla propaganda edilmiş olması (Hamburger sağlıksız, 'milli' gıdalar sağlıklı gibi...), elbette röportajdan da anlaşılabileceği gibi gayet komik meyveler vermektedir. “İşin ekseni emperyalizm” deniyor; - geniş bir tabana yayılabilmek adına- kampanyanın göbeğine “sağlık” oturtulmaya çalışılıyor. Kampanyaya katılanların sağlıklı diyet hakkında fazla bilgili olmadıkları aşikar. Bu da tutarsız yorum ve davranışlara yol açıyor.

Bir de okur olarak, bir "keşke"m var. Keşke, McD karşıtlarıyla olduğu kadar, McD müşterileriyle de görüşseydiniz. Okuyucu açısından hem daha eğlenceli hem daha bilgilendirici bir yazı olurdu..

Yukarıda yazdığım gibi, bu e-postayı size, odtüde SİP'in kampanyasında yer almayan McD karşıtları olduğunu hatırlatmak, ve bu insanlardan biri olarak fikirlerimi aktarmak için yazdım. Umarım, sayfalarınızda SİP'lilere yer verdiğiniz gibi bana (bize) de yer verirsiniz..